Ev  /   Portfolio

Portfolio

BİR SİNEMA KURAMIMIZ VAR (MI?)
1543465632ulus73187flesbek_1_width300Screenshot_2014-06-17-00-51-54_10000000599981-15bb3b25f2fb65
BİR SİNEMA KURAMIMIZ VAR (MI?)

Sinemada kuramsal çalışmalar 1900’lerden itibaren başlar. Bir asırdan beri süregelen bu çalışmalar, filmin sanat olarak kabul görmesinin yolunu açmıştır. Gelinen noktada ciddi bir kuramsal birikimden ve o birikimin yol açtığı pratik film külliyatından söz etmek mümkündür. Türkiye Sineması açısından ise kuramsal çalışmaların oldukça geç bir dönemde başladığı ve daha çok yerlilik evrensellik temelinde, ideolojik bir bakışla sinemanın yorumlanmasından ibaret kaldığı görülür. 90’lardan itibaren gerçek anlamıyla kuramsal çalışmaların temeli atılır. Ayşe Şasa, sinemamıza kuramsal bakışı getiren öncü isimdir.

SİNEMA KUTSAL İLİŞKİSİ
geleneksel-turk-sanatlari-busra-erimli-690x460340134.jpg-r_1280_720-f_jpg-q_x-xxyxx
SİNEMA KUTSAL İLİŞKİSİ

Sanatın mahiyetini ve anlamını belirleyen şey, sanatçının yöneldiği ufuktur. Hakikatin izini süren sanatçı zorlu bir sürecin sonunda, hakikat ışımalarına muhatap olup değerli bir sanat eserleri ortaya koyar. Yine sanatçı gerçeğin izini sürüp gerçekçi bir sanat eseri de var edebilir. Yahut daha çok politik olanla sınırlı bir ufka bakıp genellenmiş ve gerçeklik halini almış daha ‘donuk’ bir içerik ile eserini meydana getirebilir.  

GERÇEKLİK KUSMUĞU
kaygi-filmikaygi_gkvv
GERÇEKLİK KUSMUĞU

Merkezine gerçeklik düzleminde, politik meseleleri alarak işe koyulan filmlerin başından kendini sınırladığını düşünüyorum. Zira politikanın şekillendirdiği harca kürek çalarak müdahale etmek, o harcın betonlaşıp müdahaleye kapalı bir yapıya dönüşmesine yol açıyor ancak. Ceylan Özgün Özçelik’ün Kaygı filmi de Türkiye’nin son dönem politik gerçekliklerini merkezine alması ile, bu gerçeklikler üzerinden oluşmuş yapıyı pekiştiriyor.  

KISACA DÜNYA SİNEMA TARİHİ
2134567891011121314151617182
KISACA DÜNYA SİNEMA TARİHİ

İlk filmler, ilk estetik ayrışmalar, klasik sinema dilinin keşfi, klasik dilin sesin gelişi ile olgunlaşması, Alman Dışavurumculuğu, Fransız Empresyonist Sineması, Gerçeküstücülük, Sovyet Montajı, İngiliz Belgeseli, Şiirsel Gerçekçilik, İtalyan Yeni Gerçekçiliği, Fransız Yeni Dalgası, Yeni Hollywood, bağımsız sinema, yönetmen ve ülke sinemaları… 

ÇATIŞMA’NIN ANLAMI
catisma-2catisma-min1605-20clash-poster
ÇATIŞMA’NIN ANLAMI

Sinemanın konjonktürel ve dolayısı ile politik olanı konu edinirken baştan kendisine çizmiş olduğu sınırlardan kurtulmasının yolu, sinemanın imkanları ile meseleyi olabildiğine sahici tartışıp konuyu gerçeğe yaklaştırmasında yatar. 2013 Mısır askeri darbesini konu edinen Muhammed Diab’ın yönettiği Çatışma filmi, politik gerçekliklerin çizmiş olduğu sınırlardan kurtulup muhatabına iyi bir deneyim yaşatmayı başaran bir film.

BİR POLİTİK KOMEDİ ÖRNEĞİ
125251-unutulmayan-film-afisleri---207Yeşilçam-Ünlülerinin-FotoğraflarıKOLONYA_1200x627
BİR POLİTİK KOMEDİ ÖRNEĞİ

Son yıllarda Türk Sineması’nın ana akım kanalı komedi filmler üzerinden varlığını sürdürüyor. 2000’den sonra komediden gelen Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz gibi isimlerin filmlerinin ciddi gişe başarısı yakalaması ana akım sinemanın üretim bandına komediyi yerleştirdi.

ACININ BÜYÜSÜ: ZER
kurtsinemasi_1_-220x2954049_1were-deng-234-min-132-3
ACININ BÜYÜSÜ: ZER

Kazım Öz, olgun ve tutarlı sinematografisi ile Türkiye’de sinema yapan Kürt sinemacıların başında geliyor. Gerçekçiliğindeki başarının ve de bu gerçekçilik içinden oluşturduğu büyünün politik olanın sınırlarını aşarak insani bir yere ulaşması ise asıl hüneri.

DERVİŞ ZAİM’İN RÜYASI
zaimhayalle-gercegin-harmanlandigi-yerde-arafta-bir-hik-ye-dervis-zaim-in-son-filmi-ruya0000000188292-1
DERVİŞ ZAİM’İN RÜYASI

Derviş Zaim, velut yapısı ve yapmış olduğu denemeler ile şüphesiz sinema rüyasının peşinde bir yönetmen. Fakat gerek poetik yaklaşımı ve gerekse gelenekle arasındaki formel ilişkiden dolayı filmleri görülen değil, sadece tabir edilebilen rüyalar olarak kalıyor. Son filmi Rüya da öyle.

KARANLIĞIN DEMAGOJİSİNİ YAPMAK
zeki-demirkubuz-bulanti-8demirkubuz1_puxvPrintmaxresdefault
KARANLIĞIN DEMAGOJİSİNİ YAPMAK

“Akıl fikir işleri yapmak” olarak tanımlanan faaliyet, yaşamsal olarak neyin karşılığıdır? Entelektüellik bir oyun mudur? Varoluşsal kaygılar insan ruhunun varlığını anlamlandırma çabası mıdır? Yoksa bedenin arzularını gerçekleştirmeye yönelik mücadelesi midir? Kötücül evrenin karanlığıyla hesaplaşmak nasıl bir samimiyet ya da yabancılaşma gerektirir?

YENİ TÜRKİYE SİNEMASINDA TAŞRA
s-545309475bc049fa4d9f7772c277f33139b02ef8s-e0e8e1bf446cfc923121ecfea58aab5c15da58f30000000057079-1sonbaharbal
YENİ TÜRKİYE SİNEMASINDA TAŞRA

Yeni Türkiye Sineması yönetmenlerinin yolculuklarının başlangıç yeri olan merkez; politik olanın tahakkümündedir. Diğer alanlarda olduğu gibi sanat konusunda da verili olandan hareket eden ve ettiren bu yapı; kimlik, aidiyet, cinsellik, öteki gibi konuları bir tür ‘hakikat’ olarak telakki edip ‘üçüncü sayfa metafiziği’ üzerinden hikâye kurmayı salık verir.

Page 1 of 212>