Ev  /   BİR POLİTİK KOMEDİ ÖRNEĞİ

BİR POLİTİK KOMEDİ ÖRNEĞİ

Son yıllarda Türk Sineması’nın ana akım kanalı komedi filmler üzerinden varlığını sürdürüyor. 2000’den sonra komediden gelen Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz gibi isimlerin filmlerinin ciddi gişe başarısı yakalaması ana akım sinemanın üretim bandına komediyi yerleştirdi.

2008 yılında vizyona giren Recep İvedik filminin dört milyonu aşkın seyirci sayısına ulaşmasından sonra ise komedi filmleri yapımcıların gözdesi haline gelmiş oldu. Recep İvedik serisinin gişe başarısını katlayarak arttırması, tip komedilerinin peşi sıra çekilmesine yol açtı. Tekil başarı anlamında Recep İvedik seviyesinde olmasa da benzer konularda çekilmiş birçok romantik komedi örneğini de vizyonda gördük. İkili komedi örneği Çalgı Çengi yakaladığı başarı ile komedi türünün gişedeki başarısını pekiştirmiş oldu. Cem Yılmaz, Ata Demirer, Şafak Sezer gibi isimler kendi komedi dillerinde seri filmler çekmeye devam ettiler.  

Komedi türünün izleyici açısından bu kadar tercih edilmesinde türün insan psikolojisi üzerindeki etkileri, kolay tüketimi gibi etkenler sayılabilir. Sinemasal anlamda ise ben bu türün Yeşilçam  Sineması kodlarına çok uyumlu olmasından dolayı bu başarıyı yakaladığını düşünüyorum. Bugün oldukça yüksek gişe başarısı yakalayan filmler, seyirci ilgisi açısından  özellikle 1960-1970 dönemi Yeşilçam filmlerine gösterilen ilgiye benzer bir karşılık buluyor. Yeşilçam filmleri anlatı açısından tek boyutludur. Karakterler ve olayların inandırıcılığı, derinliği yerine, karakter hayatında ve de hikayede ihtiyaç duyulan anlık değişimler üzerinden anlatılar kurulmuştur. Olaylar, kıssa ve masallardakine benzer bir tesadüfler zinciri biçiminde kurgulanır. Bu tek boyutlu anlatım yapısı bugüne geldiğimizde, diğer türler için yadırganan ve de filmin inandırıcılığı noktasında eksik olarak görülen bir durumken komedide tek boyutlu anlatı yapısı, olayları gülünç duruma çeken bir unsur olarak oldukça etkilidir.  İkincisi tesadüflerle açılan ve çeşitlenen anlatı yapısı, ritim anlamında da komedinin istediği bir durumu kendiliğinden ortaya çıkarmaktadır.

Bugün gişede, gözde türün hala komedi olduğunu görüyoruz. 2016 yılı yapımı aksiyon türündeki Dağ 2 filminin gişe başarısı, gözleri benzer türde aksiyon filmlerine çevirse de komedinin yakaladığı başarı ve kalıcılığın yakalanacağını söylemek zor görünüyor. Komedi türünün gişe başarısında anlatı kodları açısından yukarda değindiğim Yeşilçam Sineması’ndan almış olduğu mirasın yanında kendi içerisinde çeşitli komedi türleri üreten dinamik bir yapıda olmasının da etkisi oldukça büyük. Aile komedileri, karakter komedileri (Bizde daha çok tip), romantik komediler, ikili komediler gibi türlerde oldukça fazla sayıda film üretiliyor. Bu türlere Murat Kepez’in yönetmiş olduğu Kolonya Cumhuriyeti ile yeni bir tür eklenmiş oldu. Alegorik yahut politik komedi olarak ifade edilebilecek bu türün oldukça başarılı bir örneği Kolonya Cumhuriyeti. 

Öncelikle şunu ifade etmem gerekiyor: Filmi başarılı olarak değerlendirirken filmi; popüler sinemanın komedi türü içerisinde ve de o türün alegorik yahut politik alt türü içerisinde değerlendirerek bu yargıya vardığımın altını çizeyim. Alegorik anlatımın yaslandığı simgeleri başarılı şekilde kurup amaçladığı eleştiriyi başarılı biçimde yapması bu yargının temel gerekçesini oluşturuyor. Film, son dönem Türkiye siyasetine ve sistemine, kurduğu simgesel dünya ile eleştirel olarak yaklaşmayı başarıyor. Tabi kurulan dünyanın her anlamda gerçeklik ile birebir örtüşmesini beklemek imkansız ve de gereksiz. Anlatı içerisinde sezgisel olarak “burada bu kast ediliyor “ biçiminde fark edilen anlam parçaçıkları çok daha kıymetli ki film tam da bunu yapıyor. Filmin alegorik yapısına özellikle Çağlar Çorumlu’nun oyunculuğu üzerinden üretilen komedi eklenince de seyir zevki veren bir yapım ortaya çıkmış oluyor. Amaçsız ve sadece güldürüyü amaçlayan, güldürü unsurlarını da daha çok argo ve küfür üzerinden tertipleyen, olay akışını müzikle zoraki sağlayan kaba komedilerle kıyaslandığında Kolonya Cumhuriyeti farklı bir noktada kalıyor. Film, Recep İvedik tarzı kaba komedi unsurları (geğirme, küfür vs.) ile Cem Yılmaz’ın ince mizaha yaslanan komedi anlayışını (eğitim sistemi ile ilgili laboratuvar sahnesi) barındırmasına rağmen kendine has bir komedi tonu yakalıyor. Filmin kurmayı başardığı alegorik dünya ve de kendine has komedi tonu, bir seriye dönmesine muhtemelen yol açacak uzun vadede. Yahut Çağlar Çorumlu’nun canlandırdığı Peker Mengen tipinin yeni maceralarını izleyici beyaz perdede görmeye devam edecek.



125251-unutulmayan-film-afisleri---20
7
Yeşilçam-Ünlülerinin-Fotoğrafları
20170410173605147
KOLONYA_1200x627